• Astroloji
  • Bilişim
  • Cinsel Sağlık
  • Diyetisyen
  • Finans
  • Marka Tescil Patent
  • Psikoloji
  • Sağlıklı Yaşam & Fitness
  • Spiritüel Enerji
  • Yaşam Koçluğu

Obsesif Kompulsif Bozukluklar

23.11.2021 18:46
Danismanya.com

Obsesif kompulsif bozukluklar nedir? Depresyon durumunun sürekli bir şekilde tekrarlanmasına bağlı olarak kişinin geliştirmiş olduğu sürekli tekrar eden karakteristik davranış durumuna obsesif kompulsif bozukluk denir. Bir obsesif kompulsif bozukluk durumu geliştiği zaman günlük yaşam da içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Bu durum gayet doğal olarak obsesif kompulsif bozuklukların etkili bir düzeyde tedavi edilmesinin şart olduğu gerçeğini karşımıza çıkarmaktadır.

İnsanlar yapıları gereği ruhsal denge ile var olurlar. Ruhsal dengenin sağlanmadığı hiçbir alanda sağlık düşünülemez. Tıbbın da alanlarından biri olan psikoloji insan ruhsal sağlığı üzerine düşünür ve tedavi geliştirir. Psikoloji dalında yaşanan kayda alınmış birçok türde vaka ve hastalık çeşidi bulunmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde çeşitli ilaç ve yöntemler kullanılır. Bu tedavi yöntemleri ilaç reçete etmek veya davranışsal veya düşünsel aktiviteleri kontrol altına almak şeklinde olabilmektedir. Hasta tarafından bu tür tedavi yöntemlerinden çekinilmemeli ve tedavi seyri kolaylaştırılmalıdır.

Psikiyatrik hastalıklardan biri olan Obsesif Kompulsif Bozukluklar ise insanın gündelik yaşantısını etkileyecek kadar takıntıların oluşması ve tekrarlanması demektir. Tekrarlanan duygu durumları evham şeklinde yorumlansa da gün içerisinde rutin bozacak kadar çoğaldığında bir uzman görüşü gerektirebilir. Bu tür bozuklukların tedavisinin olduğu ve tedavi edilmediği halde artarak ilerlediği unutulmamalıdır. Vakaların birçoğu ciddiye alınmadığı için veya tedavisinin ertelenmesi yoluyla büyüdüğü gözlemlenmiştir.

Obsesif Kompulsif Bozukluklar Nelerdir?

Kişinin kültürüne, yaşına, inancına ve geleneğine göre değişip şekillenebilen Obsesif Kompulsif Bozukluklar birçok versiyonda kendini gösterebilmektedir. Bunlardan bahsedecek olursak ülkemizde de çok yaygın olarak görülen bozukluklardan biri bulaşma ve temizlik obsesyonudur. Bu bozuklukta hasta yeteri kadar temizlenmediğine inanır ve sürekli temizlik yapar. Diğer obsesyonumuz ise simetri obsesyonudur. Görülen her yerde şekiller ve nesnelerin birbirine orantılı şekilde yer almasını sağlama takıntısı içerir. Bu obsesyonda hastalar yan duran çerçeveyi düzeltmek veya halıları düz hale getirmek gibi takıntılar gösterir.

En zorlayıcı obsesyon türlerinden bir diğeri de cinsel içerikli obsesyonlardır. Bu obsesyonlar cinsel korkuları veya takıntıları yansıtabilmektedir. Sayma obsesyonunda ise merdiven sayma takıntısı, adım sayma takıntısı, bir kelimeyi belirli bir sayıda söylemezse hastaya uğursuzluk getireceği gibi örnekler görülebilir. Genelde yaşlılarda veya yetişkinlerde görülen bir diğer bozukluk biriktirme bozukluğudur.

Hasta nesne fark etmeksizin bu nesneyi biriktiriyor ve lazım olur düşüncesi ile depoluyorsa bu hastada biriktirme obsesyonu görülmektedir. Biriktirdikleri eşyaların zarar görmesine izin vermeksizin korumaları da takıntılı bir davranış olduğunu onaylamaktadır. Bu noktada profesyonellerce obsesif kompulsif bozukluğu sorunun tedavi edilmesi şarttır. Ancak bu sayede bireyin sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesi mümkün olmaktadır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Neden Olur?

Bu sorunun belirli bir nedeni olduğu düşünülmemektedir. Günümüzde tıbbın bu olaya bakışı ise şöyle açıklanmaktadır. Obsesif kompulsif bozukluk kişinin çocukluk travmaları kaynaklı, genetik faktörler kaynaklı, serotonin düzensizliği ve kişisel özelliklerden dolayı ortaya çıktığı söylenebilir. Yapılan vaka incelemelerinde ise bu hastalığa neden olan en önemli faktörlerin genetik ve çocukluk travmaları olduğu görülmektedir. Genetik nedenli bozukluklarda konu ve çeşit gözetmeksizin bu hastalık görülür. Genetik sebepli hastalıkların çoğunda bağımsız sebepli takıntı ve tekrarlı davranışlar görülebilmektedir.

Çocukluk travması sebebi ile bu hastalığa sahip olan hastaların travma sebepleri ile ilişkili olan konularda takıntılı olduğu belirlenmiştir. Çocukluk yaşlarında cinsel istismar veya ağır şekilde tutucu tavırlara maruz kalan çocuklar büyüdüklerinde cinsel obsesyonlara sahip olabilmektedirler. Bununla birlikte yine ebeveynlerinden sert bir yapıyla titizlik üzerine yetiştirilen çocuklarda temizlik obsesyonu görülebilmektedir. Bu travmalar yanı sıra erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve travmaya bağlı olmayan obsesyonlar da görülebilmektedir. Bunların gerekçesini ise genetiğe bağlayabilmek mümkündür.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu Kimlerde Görülür?

Psikolojik rahatsızlıklar her yaştan her cinsten her kültürden insanda görülebilmektedir. Genellikle insanların yaşadıklarına bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalık, geçmişinde yaşadıklarından üst düzeyde etkilenen ve bunları takıntı haline getirmiş insanlarda görülmektedir. Yaş fark etmeksizin erken çocukluk yaşlarından tutup yaşlılık yıllarına kadar uzun bir zaman diliminde bu vakalarla karşılaşılabilir. Vakaların seyri ve muayene söz konusu olduğunda ise hastanın yaşına, cinsiyetine ve sağlık durumuna göre tedavi uygulanmaktadır.

Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu mükemmelliyetçi liste tutma takıntısı olan ve her şeyi dört dörtlük yapmak isteyen kişiliklerde de görülebilmektedir. Bu kişilik bozuklukları takıntı halinde cimrilik, saplantılılık ve sorumsuzluk halinde de görülebilmektedir. Bu hastalık sayesinde hastaların hayatı zorlaşır ve çıkmaza girer. Hem hastalıkla hem de bu hastalığın yaşattığı zorluklarla hayata devam etmek insanları yorar ve bıktırır. Bu sebeple kişilik bozuklukları hafife alınmamalıdır. Kişilik bozukluğuna sahip bireyler sosyal ilişkiler kurmakta zorlanabilir hatta kendilerini izole edebilirler. Bununla birlikte toplumda tutarsız davranışlar sergileme ve belirsizlik hakim tavırlar ortaya koyabilirler.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Birine Nasıl Davranılır?

Psikiyatrik hastalarla özel ilgilenildiği gibi özel davranılması gerekmektedir. Özellikle obsesif kompulsif bozukluk hastası olan birine bu bozukluğu anlatılmamalı ve bu konu üzerinde şakalar yapılmamalıdır. Bu hastayı inciterek tedaviyi reddetme veya kendine zarar verme eğilimleri oluşturabilmektedir. Bu tip hastaların duygu durumları ani değişiklik gösterebildiği için oldukça sakin ve yumuşak bir tavır takınmak gerekmektedir. İletişim kurmadan önce takıntılı olduğu şeyleri yanınızda bulundurmamaya ve o konularda konuşmamaya özen göstermelisiniz.

Son derece anlayışlı şekilde hastayla iyi ilişkiler kurulmalıdır. Hastalıkla ilgili yargılayıcı tavırları takınılmamalı. Hastaların tolere edilmesi gerektiği ve sevgi beklediği unutulmamalıdır. Bu tür hastalıkların hastaları ne kadar zorladığı ve bununla mücadele etmeye çalıştıkları göz ardı edilmemelidir. Hastaların gündelik yaşantılarında yardıma ihtiyacı olması halinde bunun üzerinde durulmadan hastalara yardım edilmelidir. Yaşanılan zorlukların dillendirilmemesi hastaları daha rahat bir yaşantıya yönlendirmektedir.

 

Şimdi siz de bu konu ile ilgili uzmanlarımıza danışabilir ve soru sorabilirsiniz.

HEMEN SOR