• Astroloji
  • Bilişim
  • Cinsel Sağlık
  • Diyetisyen
  • Finans
  • Marka Tescil Patent
  • Psikoloji
  • Sağlıklı Yaşam & Fitness
  • Spiritüel Enerji
  • Yaşam Koçluğu

Kaygı Bozukluğu Yeme Bozukluklarını Arttırıyor

01.11.2021 08:06
Danismanya.com

Eğer bir yeme bozukluğundan muzdaripseniz, belki bunu kendiniz henüz bilmiyor bile olabilirsiniz…

Duygular, davranışlar, tecrübeler ve yaşam koşulları, takındığınız tutumlar yemek kararlarınıza yansıyabilir. Pek çok kişi kilo sorunlarının yanı sıra özellikle zihinsel sağlıkla ilgili konularla aynı anda başa çıkmaya çalışırken genellikle yeme sorunları üzerine çok fazla düşünmüyor veya görmezden geliyor.

 

Yeme Bozukluklarının Sebepleri

Pek çok insan vücudunda hoşlanmadığı bir yön bulabilir ve hemen ardından daha sağlıklı beslenmek için adımlar atarak görünüşlerini iyileştirmek için bir beslenme ve egzersiz planına başlarlar. Yeme bozukluğu olanlarda ise durum farklıdır, beklenmedik şekilde kendileri için daha fazla fiziksel zarara neden olabilecek alışkanlıklar geliştirirler. 

 

Anksiyete yani kaygı, yeme bozuklukları ile eş zamanlı görülen en yaygın bozukluklardan biridir. Örneğin bazı insanlar zayıf olmasına rağmen, şişman olma korkusu taşır. Özellikle ergenlik veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkan yeme bozuklukları, çocuklukta veya daha sonra yetişkinlikte de gelişebilir. Araştırmacılara göre ise kaygılı veya anksiyeteye bağlı çocukluk geçmişi bu tür bozuklukların tetikleyicisidir ve yeme bozuklukları genellikle anksiyete bozuklukları ile paralel görülür.

 

Ne Tür Yeme Bozuklukları Görülebilir?

Bireyin gıda alımında aşırılık veya azalma gibi yeme davranışında ciddi rahatsızlıklar yaşandığında bir yeme bozukluğu mevcut kabul edilebilir. Yeme bozukluğu olan bir kişi, yaşamı tehdit eden ve hatta ölümcül sonuçlara yol açabilecek şekilde diyet yapabilir, egzersiz yapabilir veya aşırı yiyebilir.

Birisi bir yeme bozukluğundan muzdarip olduğunda, buna sebep olan altta yatan bir psikolojik sağlık sorunu olabilir. Örneğin,  bu kişiler anksiyete bozukluğu, depresyon veya obsesif kompulsif bozukluk ile mücadele ediyor olabilirler.

Anoreksiya nervoza olarak isimlendirilen yeme bozukluğu yaşayan kişiler, tehlikeli derecede zayıf olmalarına rağmen kendilerini aşırı kilolu görür. Ağırlıklarını kontrol etmek için yoğun ve zorlayıcı egzersiz veya kusma ve müshilin kötüye kullanılması gibi diğer teknikleri uygulayabilirler. Yemek bir saplantı haline gelir. Vücut ağırlıklarını tekrar tekrar kontrol edebilirler. Öğünlerden kaçınma, birkaç yiyecek seçip bunları küçük miktarlarda yeme veya yiyecekleri dikkatlice tartıp porsiyonlara ayırma gibi olağandışı ve takıntılı alışkanlıklar gelişir.

Anoreksiyası olan birçok insan aynı zamanda depresyon, anksiyete, obsesif davranış, madde kötüye kullanımı, kardiyovasküler ve nörolojik komplikasyonlar ve bozulmuş fiziksel gelişim gibi psikiyatrik ve fiziksel hastalıklara da sahiptir.

Bulimia ise bireyin çok fazla abur cubur yemesi ve ardından yediklerini çıkarması ve daha fazla yiyebilmeleri için kusmaya meyletmeleridir. Ortaçağ’da toplumun varlıklı üyeleri, ziyafetlerde daha fazla yiyebilmek için bu alışkanlığı geliştirmişti. Bu sosyal sınıfa mensup bireyler doyuncaya kadar cömert ziyafetler yemeyi, yediklerinden kurtulup tekrar yemeyi göze alabilirken; köylülerse sadece karınlarını doyuracak basit yemekler bulmaya çalışıyordu… Günümüz çağında da Bulimia, o dönemlerde olduğu kadar zararlı ve bu alışkanlığı olanlar ruh hali değişimi, kaygı ve depresyona eğilimli bireyler.

Zayıf ve mükemmel görünmek için toplumsal baskı altında olmak da yeme bozukluklarının önemli sebepleri arasında. Özellikle de ergenlik döneminde kilo sebebiyle zorbalık yapmak çok sık görülen bir davranıştır ve bir gencin kendi bedeniyle uzlaşması ve kim olduğuyla barışık olması uzun ve zor bir süreç olabilir. Üstelik aile üyeleri bile bu konuda baskıcı olabiliyor, ebeveynler, kardeşler ve akrabalar gençlerde kendine güven sorunlarına sebebiyet verebiliyor.

 

Yeme Bozuklukları ve Önlemler

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, yeme bozukluklarını önlemenin kesin bir yolu olmasa da sorunların büyümesini önlemeye çalışmak için yapabileceğiniz en önemli şey, gençlere ve çocuklarla sağlıklı vücut imajı hakkında konuşmaktır. Yetersiz beslenmenin bir sonucu olarak neler olabileceğini onlara açıklamak, sağlıklı egzersiz ve dengeli beslenme hakkında konuşmak çok iyi bir başlangıçtır.

Bir yeme bozukluğu yaşıyorsanız ve yemek ya da yemek konusunda endişeli olma eğilimindeyseniz, yalnız değilsiniz. Aslında, 20 milyon kadın ve 10 milyon erkek, yaşamları boyunca yeme bozukluğu yaşamış veya şu an yaşamaktadır. Çarpıcı bir araştırmaya göre bu bahsi geçen milyonlarca insanın yaklaşık üçte ikisi hayatlarının bir noktasında anksiyete bozukluğu da yaşamıştır.

Eğer siz veya bir yakınınız bu tip sorunlarla başa çıkmaya çalışıyorsa, bir uzman görüşüne başvurmalı ve gereken desteği almalıdır.

 

Şimdi siz de bu konu ile ilgili uzmanlarımıza danışabilir ve soru sorabilirsiniz.

HEMEN SOR